İdrarımız vücudumuzun atık ürünlerini içerir. Ancak idrarın fiziksel özellikleri yani rengi ve kokusundaki değişiklikler hastalığımız hakkında ipucu verebilir. Bu yüzden tuvalete gittiğimizde idrarımızı gözlemleyip değişiklik farkettiğimizde doktorumuza başvurmalıyız.
İdrarımızın üretildiği yer böbreklerimizdir. Kan böbreklerdeki hücrelerde üretilip ve böbrek içindeki havuzcuklardan süzülüp ince bir kanal ile mesaneye yani idrar kesemize gelir. Burada biriken idrar daha sonra kontrolümüz altında uygun koşullarda dışarı atılır. İdrar yalnızca üretildiği yer olan böbrek hastalıklarını yansıtmakla kalmaz, bütün vücudumuz, aldığımız gıdalar ve kullandığımız ilaçlar hakkında da bilgi verir.
Normal İdrar Rengi Nedir?
İdrarımız içindeki ürokrom maddesinden dolayı açık sarı renktedir. Aldığımız sıvının miktarına göre rengi açılıp koyulaşabilir. Özellikle az sıvı aldığımızda veya yaz aylarında olduğu gibi terlemeyle fazla sıvı kaybettiğimiz zamanlarda idrar yoğunluğu artar ve rengi koyulaşır.
Hangi Durumlarda Doktora Başvurmalıyım?
Kanlı idrar veya idrara kan karışması: Çoğunlukla idrar yollarındaki taş ve enfeksiyonlarda görülür. Bu hastalıklarda idrar kanamasına azalıp çoğalan şiddetli ağrı veya idrar yaparken yanma eşlik eder. İdrarda gözle görülür ve tekrarlayan kan görülmesi ağrısız ise tümörler akla gelir. Böbrek, mesane, prostat tümörleri genellikle ağrısız kanama yapar.
Bulanık ve kötü kokulu idrar: İdrar yolu enfeksiyonları ve böbrek taşları varlığında idrar bulanık gelir ve yoğun bir kokusu vardır.
Turuncu-koyu idrar: Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında idrar rengi turuncuya çalar tondadır ve dışkı da sarımsı bir tondadır. Hastaların cildinde de sararma olur.
Birçok ilaç ve yiyecek de idrar renginde değişiklik yapabilir:
Koyu sarı idrar rengi de normal olarak sınıflandırılır. B vitamini içeren gıdaların aşırı tüketimi ve bazı müshillerin kullanımında da koyu sarı renk görülebilir.
İdrar renginin pembe-kırmızı olduğu gözlemleniyorsa ve sorun eğer idrara kan karışmasına bağlıysa, durum ciddidir ve anormaldir. Günlük beslenmede aşırı pancar ve böğürtlen tüketilmişse ve bazı antibiyotiklerin kullanımı söz konusuysa, herhangi bir hastalık olmadan da idrarda pembe-kırmızı renk görülebilir.
Turuncu renkte idrar gözlemleniyorsa, havucun aşırı tüketiminden, B kompleks vitaminlerin veya bazı antibiyotiklerin kullanımından, bazı kan sulandırıcılardan ve kemoterapi ilaçlarından kaynaklanıyor olabilir. Böyle bir besin tüketimi veya ilaç kullanımı yoksa sıvı alımının az olduğuna işaret eder.
Mavi idrar rengi ise çok nadirdir, mavi gıda boyası içeren besinlerin tüketildiğini veya oldukça nadir görülen bir genetik hastalığı düşündürür.
Koyu kahverengi idrar; baklagillerin aşırı tüketimi, sıtma ilaçları, bazı antibiyotikler, sinameki gibi müshiller ve kas gevşetici ilaçların kullanımı gibi durumlarda ortaya çıkar.
Koyu mor idrar ise genetik bir hastalık olan “porfiri” belirtisidir. Sinir sistemi ve cildi tutan bu hastalığın pek çok belirtisinden biri de koyu mor idrar rengidir.
Koyu bordo renkli idrar ise yine nefrit adı verilen böbrek iltihabının veya vaskülit adı verilen ciddi ilerleyici böbrek hastalığının belirtisi olabilir.
İdrarda köpük görülmesi, böbrekler yoluyla protein kaçağının belirtisidir. Genellikle tek başına fark edilir. Devamlı ve artarak sürmesi ciddi böbrek hastalığı belirtisidir.
Şeker ve tansiyon hastaları, hastalıklarının ilerleyen dönemlerinde böbreklerinin etkilendiğini protein kaçağının başlaması ile anlayabilirler. Bu nedenle idrarında köpük fark eden bir şeker veya hipertansiyon hastasının hekimine başvurması gerekir.